Giresun Uluslararası Doğu Karadeniz Turizm Sempozyumu

Uluslararası Doğu Karadeniz Turizm Sempozyumu

Giresun Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Doğu Karadeniz Turizm Sempozyumu başladı. Sempozyum Genel Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Türkmen, Türkiye’ye gelen turist sayısında yıllara göre artış görülmesine rağmen elde edilen gelirde düşüş yaşandığını söyledi.

Açılış konuşmasında, Karadeniz Bölgesi için alternatif turizm çeşitlerinin uygulanabilirliğini tartışmaya açmayı hedeflediklerini kaydeden sempozyum Genel Koordinatörü Prof. Dr. Türkmen, yayla turizmi öncelikli olmak üzere kış, kültür, spor, sağlık ve konferans turizmi gibi alternatif turizm çeşitlerinin geliştirilmesinin öncelikli hedef olması gerektiğine işaret etti. Prof. Dr. Türkmen, Türkiye’ye gelen turist sayısında yıllara göre artış görülmesine rağmen elde edilen gelirde düşüş yaşandığını belirterek şunları söyledi:

“Ülkemize gelen turist sayıları incelendiğinde yıllar içinde artış eğilimi gösteren bir yapı ile karşılaşmaktayız. 2008 yılında iç ve dış turist sayısı Turizm Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 31 milyon kişi olarak gerçekleşmiş olup buradan elde edilen gelir yaklaşık 22 milyar dolardır. 2009 yılında ise turist sayısında ulaşılan 32 milyon kişiye karşılık elde edilen gelirde artış yerine bir düşüş gözlenmektedir. Küresel çapta meydana gelen krizlerin doğrudan etkilerini turizmin kırılgan talep yapısıyla en hızlı ve belirgin bir şekilde bu rakamlardan takip etmek mümkündür. Genellikle lüks tüketim olarak algılanan ve kişilerin harcanabilir gelirleri ile doğrudan ilişkili olan turizm olgusunun ülkemizdeki sürekliliğini sağlamak öncelikli hedeflerimizden olmalıdır.”

Giresun Valisi Mustafa Yaman da Doğu Karadeniz Turizm Mastır Planı hakkındaki görüşlerini açıkladı ve bu planın içini dolduracak olanların bölgeye gelecek olan yatırımcılar olduğunu söyledi. Yaman şöyle konuştu:

“2007 yılında hükümetimiz bölgeyi turizm sektörünün içinde önemli bir hale getirmek için Ordu, Giresun, Gümüşhane, Trabzon, Rize, illerini içine alan bir mastır planı hazırlamak istedi. Daha sonra bu plan içine Samsun, Artvin ve Bayburt illeri de dahil edildi. 2008 yılında bununla ilgili ödenekler gönderildi. Bu ödeneklerle il Özel İdareleri ihale açarak mastır planının hazırlanmasına başlandı. O dönemde ihaleyi alan firmalar her ilin yöneticileri, sivil toplum örgütleri, her ildeki görüşülmesi gereken kişilerle görüştüler, incelenilerek bir plan haline getirildi. Daha sonra bu plan Ankara’da birleştirildi. Bunun içerisinde bazı eksiklikler olmuş olabilir ama görülen eksiklikler bundan sonraki çalışmalarla tamamlanacak.”

Avustralya Deakin Üniversitesi’nden Prof. Dr. John E. Hall ise yaptığı konuşmada doğal ulusal parklara değindi. “Turizmde farklı pazarlara hitap edebilmek için bazı stratejiler geliştirilmeli” diyen Prof. Dr. Hall, şunları söyledi:

“Son yıllarda turistler daha çok eko turizme odaklanıyor. Bu da çevrenin daha çok korunmasını gündeme getiriyor. Dünyadaki milyonlarca insan doğal ulusal parkları görmek istiyor. Ancak Türkiye bu konuda yetersiz bir konumda olduğu için yıllardır çalışıyor. Bugün ülke genelinde 41 ulusal park var. Bunlardan biri de Gelibolu ve orada bizim mirasımız var. Yine bunlardan birçoğu doğal anıt konumunda. Bu parklarda floranın korunması çalışılmış ama bu da yeterli değil. Dünyadaki ulusal parklar insanlara sadece manzara değil değişik aktiviteler de sunulmalı. Yapılan araştırmalara göre insanları doğa bazlı turizme yöneltmek için hangi faktörler gerekli ise onlar üzerinde durulmalı. Öncelikle zaman sorunu aşılmalı. Çünkü zaman turizmde her an bir sıkıntı yaratmaktadır. Zamanı daha olumlu nasıl kullanılır bunun üzerinde durulmalı. Doğa bazlı turizmde sağlık için aktivitelerin yanı sıra ilgi yaratıcı etkinlikler de yapılmalı.”

TURSAB Genel Müdürü Hakan Himmetoğlu da özellikle Trabzon ve Rize’ye Sümela Manastırı, Uzungöl ve Fırtına Vadisi ve Ayder Yaylası gibi noktaları içeren turlara ayrılan kapasitelerin her yıl arttığını ve yüzde yüz doluluklara ulaşıldığını belirterek, “ Trabzon ve Uzungöl’e son yıllarda Arap turistler de ilgi göstermeye başlamıştır. Bölgeye Arap turist getiren bazı seyahat acentaları uygun konaklama tesisleri olması halinde çok daha fazla Arap turisti yaylalara getirebileceklerini ifade ediyorlar” dedi. Konuşmaların ardından sempozyum diğer oturumlarla devam etti.

Değerlendirmeniz için teşekkürler! İsterseniz sosyal medyada da paylaşabilirsiniz. .
Yazı ve içerikler sizin için faydalı oldu mu?
  • Harika!
  • Faydalı
  • Fena Değil
  • Yetersiz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Doğrulama * Time limit exceeded. Please complete the captcha once again.